9.6.10

Self Motivation

başlığa uysun diye ingilizce yazayım dedim, sonra vazgeçtim.

saat: 5.18 a.m.
yer: ev
görev: kısmi diferansiyel denklemler finaline hazırlanmak için gerekli motivasyonu sağlamak.
ekipman: fanta, sigara, notlar, defter, kalem, masa, sandalye falan.
kalan zaman: 9 saat 42 dakika.

bilgisayarın başında hiçbirşey yapmadan oturan sabri-sama, fantasını yudumlarken neden ders çalışması gerektiğini düşünür. "mezun olmak için tabi ki, düşünüyo bi de salak." der içinden. mezun olduğu takdirde düzgün bir işe girip haftasonları tatil yapacaktır zira. ayrıca ailesindeki, arkadaş çevresindeki herkes mezun olmasını ister.
bu sırada bunları düşünürken camdan dışarı bakan sabri-sama, sıçtın mavisini görür ve küfür eder. evet, derse başlasın hemen.

kalan zaman: 9 saat 36 dakika.
görev tamamlandı.
heyt ulan!

3.6.10

muhteşem üçlü

melek: kanatlı, tepesinde halesi var falan.
inek: boynuzu var bunun da, sütünü içeriz.
yıldız: parlak bişey, teknik bir üniversitesi var hatta. (bkz: sabri-sama'nın profesyonel öğrenci hayatı)
tanımları yapan sabri-sama, bu üç kelimeyi cümle içinde kullanır:
ben melek gördüm.
ben inek gördüm.
ben yıldız gördüm.
bu cümleleri başarıyla kurduktan sonra daha da ileri gidip üç kelimeyi tek bir cümle içinde kullanmaya karar verir:

merve'nin melekli bir kolyesi, inekli bir kupası ve yıldızlı bir sevgilisi (prensipte anlaştığı müstakbel kocası) var.

ödevini bitirmiş olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyordur artık.

not: yıldızlı dövmesi de varmış omuzunda, pek güzel birşey.

4.5.10

kola+kahve

saat 12'de, tam 10 saat sonra sınavının olduğunu öğrenen sabri-sama, bir an önce internetin başına geçer ve notları aramaya başlar. birkaç güzel not bulduktan sonra uykusunun geldiğini farkeder ve daha önce hiç denemediği, ama çevresinden duyduğu kadarıyla çok etkili bir uyku giderme yöntemi olan kola ve kahve karışımını denemeye karar verir.
gözleri yorgunluktan kapanmak üzereyken bir bardak kolanın içine bir tatlı kaşığı nescafe koyar ve karıştırır. sonra öğrenir ki, kola ile kahveyi karıştırırken dikkat etmek gerekir zira kola çabucak köpürüp taşabilen bir akışkandır. koşa koşa mutfağa gider ve bir bez alıp dökülen karışımı çabucak siler. bu arada farkeder ki uykusu açılmıştır.
evet, kola+kahve'yi herkese tavsiye ediyorum.

17.4.10

bunal, bulan falan...

her şey üstüme üstüme geliyor... karanlık bir bulut misali, tepemden ayrılmayan, hoyratça, pervasızca dikilen... soğuk gecelerde üşüyorum bebek, oh bebek çok üşüyorum...
bazen bir dolunay misali, bütün ışıkları tepemde hissederken aniden bir karanlık çöküyor üzerime... ağlıyorum, durduramıyorum...


emo 101 dersi kompozisyon ödevinden alıntıdır...

6.4.10

bazen...

"i can write the saddest poem of all tonight. i loved her, and sometimes she loved me too."
P.N.

27.3.10

nerede?

peki ya burada olsaydı? daha mı iyi olacaktı yoksa karşına çıktığı her ana lanet mi edecektin? bu riski almaya hazırdın, en azından yarım kalmayacaktı hiçbirşey. ama bu çocuksu sevgi, anlık gülümsetmeler bitecekti sanki. ama denemeden de bilemezsin.

deneme gibi bir lüksün de yok madem, hayallere devam...

23.3.10

ukulele

Bugün itibariyle bir adet edindim kendisinden. Resmi inceleyiniz
"Madem metalciyim, neden siyah almıyorum" mantığı ile siyah renk alındı. Tabi girdiğimiz dükkanda başka renk olmaması da önemli bir etken idi. Kesinlikle mükemmel birşey, sevimli, ufacık falan böyle...

Bu haftasonu evlendirmiş olduğum arkadaşıma belki birşeyler çalarım bununla. Hani düğün hediyesi anlamında, sevinirler gençler ehe ehe.

Haftasonu diyince, haftasonları işe gitmemek gerçekten güzel bir duyguymuş azizim. Belki de son birkaç yılın en eğlenceli haftasonunu geçirdiğim için de böyle düşünüyor olabilirim. Bilmiyorum..

Kadıköy'de gezecek yerler varmış aslında. Gündüz gözüyle gezince güzel geliyor(cümledeki her kelimenin aynı harfle başlaması, G for Gendetta)

Temmuz 2007, Yıldız kampüsü içindeki saçma sapan ama eğlenceli(bence) arayış, oturduğumuz yerdeki çirkin pozlarımız, akabinde yaptığımız ortaköy yürüyüşü, otobüsle taksime gidiş, oradan beşiktaşa yürüme ve vapur iskelesi ile biten maceralı gün de geldi aklıma şimdi.

Rock'n Coke 2006'da çalışmış olan ben, 3 gün boyunca 2-3 saat uyku uyumuş, feci yorulmuş ama bir o kadar da eğlenmiştim. Bak bu da geldi aklıma. Gençtik o zamanlar tabi, yorulmuyorduk pek, kanımız kaynıyor idi.

Bakalım bu ukulele ile metallica çalınca ne oluyormuş...